Roma

Aşık olması en kolay şehirlerden biridir Roma benim için. Zengin tarihi ve gezilecek yerler konusundaki geniş yelpazesi ile, sizi kendisine kolaylıkla hayran bırakabilir. Roma’da çektiğim resimlere buradan ulaşabilirsiniz.

Roma denilince aklınıza ne geliyor bilmiyorum. Ama benim için Roma; uzun ve güzel bir serüvenin başlangıcıdır. Şuana kadar bir çok ülke gezdim ve hepsini sizinle paylaşacağım. Ancak bu serüvenimin başlangıcı Roma ile oldu. Bu yüzden giderken en çok heyecanlandığım yerdir Roma, dönerken de en çok üzüldüğüm.. ☹

Roma’da gezilecek yerler denilince aklımıza uzuuun bir liste geliyor değil mi ? Eğer elimizde böyle bir liste olsaydı, sanırım ilk sırada ünü tüm dünyaya yayılmış olan Kolezyum olurdu. Depremlerden dolayı kulanılmayacak halde olsa da, 2007 yılında dünyanın yedi harikasından biri olarak seçilen Kolezyum’un orjinal adı aslında Amphitheatrum Flavium’dur. Flavium Hanedanlığı döneminde inşaatı başladığı için, adını buradan aldığı söylenmektedir. Mimarının hala bilinmediği söylenen Kolzeyum’un inşaatı 10 yıl sürmüştür. 80 adet kapısı bulunan Kolezyum, 50 bin kişiyi ağırlayacak kapasiteye sahiptir. Zamanında binlerce kişinin tiyatro oyunlarını, gladyatör ve hayvan dövüşlerini hatta idamları izlemek için toplandığı yerdir Kolezyum.

Kolezyum

Roma’da gezilecek yerlerin devamına Trevi Çeşmesi’ni yazabiliriz. Aşk Çeşmesi olarak da anılan bu büyüleyici tarihi eser, 1732 yılında heykeltıraş Nicola Salvi tarafından başlanmış ve çok sayıda sanatçının desteğiyle 30 yıl sonra tamamlanmıştır. Yapımı 1762 yılında tamamlanan 26 metre yüksekliğindeki Trevi Çeşmesi’nin merkezinde, Roma Mitolojisinde su ve denizlerin tanrısı olan Neptün yer alıyor. Trevi Çeşmesi halka açık olacak şekilde bir sokakta yer almaktadır, bu yüzden giriş saati veya giriş ücreti yoktur. Özellikle gündüz saatleri çok yoğun olan bu eşsiz çeşmenin bu kadar ziyaret alma sebeplerinden biri de; sol omuz üzerinden sağ el ile para atılırken tutulan dileklerin gerçekleştiğine inanılmasıdır. Ancak diğer bir inanış da, sol omuz üzerinden sağ el ile para atıldığında Roma’ya tekrar gidileceğine inanılmasıdır. Ne yazık ki ben henüz tekrar gidemedim. Ancak Roma’ya doyamadığım aşikar, bu yüzden yakın zamanda yeniden gitmeyi planlıyorum.

Trevi Çeşmesi

Orjinal adı Basilica di San Pietro olan Aziz Petrus Bazilikası, şüphesiz ki Vatikan’ın beğenilen ve ziyaret edilen yapılarından biri.

Aziz Petrus Bazilikası

Romalılar için önemli bir buluşma yeri olan İspanyol Merdivenleri, adını yakınındaki İspanyol Elçiliği’nden almıştır. Francesco De Sanctis tarafından 1723-1726 yılları arasında inşaat edilmiştir.

İspanyol Merdivenleri

Castel Sant Angelo, eski dönemlerde papaların ikametgah olarak kullandığı fazlasıyla görkemli olan bir kaledir.Papaların güvenliğini, Vatikan ve Kale arasında yer alan gizli geçiş sayesinde sağlanmıştır. Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan’ın esir tutulduğu bu yapı, Orta Çağ döneminde şu anki halini kazanarak Kale haline gelmiştir.

Asıl adı Altare della Patria olan anıt, Birleşik İtalya Krallığı’nın ilk hükümdarını onurlandırmak için 1885-1911 yılları arasında Giuseppe Sacconi tarafından inşa ettirilmiş.

Piazza Venezia

Roma’da çektiğim tüm resimlere buradan ulaşabilirsiniz.

Sevgiler, saygılar.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s